yorgunluk, sıkkınlık, kaçış...
değişmeye, değiştirebilmeye olan inanç azalması...
-------------
yazık ama bize... yutkunduğumuz cümlelerin yarattığı mide yangısı, kalp sızısı, baş ağrısı...
neden bunu yapıyoruz kendimize "güçlü durma gerekliliği" ve gurur mu, gerçekçilik mi...
kendini fazlaca önemsemek mi... basitsin, böceksin aslında, debeleniyosun işte...
--------------
"mutlu musun" sorusuna hemencik evet diyebilecek kaç kişi var... mutlu olmamız garip ve mutlu olmamamız normalmiş gibi davrandığımız sürece, suç gibi algılamadan evet mutluyum diyebilecek kişilerin oranı düşük çıkar sanırım... mutluluğun rafine, som, saf bir madde olmadığını unutuyor muyuz? ne gerekiyor ki %100 mutluluk için... yapılamamışlıkları, yaşanmamışlıkları, kırılmış dökülmüşleri, bitenleri, başlamayanları düşünüp nereye kadar ilerler bu gemi...
ve mutsuzluk... çocukça, ergence falanca mı ki... mutsuzluk da bir hal, özümsemek gerek... her zaman laylaylom, her zaman enerjik, her zaman güleç, her zaman espirikligeyiklicıvatasıgevşek olmak da tuhaf...
--------------
offf bahar yüzünden bunlar... kimseye demiyorum bunları kendime laf anlatmaya çalışıyorum işte... hem bazen zihnim de rölantide oluyor, n'olcak...
hadi bugün erken yatayım...
allahım........ ......... ................ . amin :)























